gitar çalıp şarkı söyleyen adamlar ve balık tutan kadınların kütüphanesi için tuna nehri kenarında bir hayal.

23 Mayıs 2010 Pazar

burdakalsın.

arabesk günler yaşıyorum bu sıralar.nasıl yazasım var, yazıyorum ama kağıda. biraz önce usulca boğazından akıp canına karışacağım. artık bana yazmak istiyorum adımı bilmekle birlikte. kim istemiş diye düşündüm biliyor musun? benim iki kardeşim var, ikisininde iki ismi var. annem neden benim ismime karışmamış? arabesk günler yaşamaya zorluyorum kendimi bu sıralar. buradaki "bu" bir kavramı karşılamayan "bu"dur. karşılasın istiyorum beni karşıma oturuyor, ama görmüyor. bir anda üç kez okudum. ben okumayı biliyorum, okuduklarımı da. okumak istediklerimi de. keşke sende bilsen ve okutsan. ben yine dolanıyorum evet, bir ona bir buna, kız bana. aklım nerde fikrim nerde biliyorum, biliyorsun. kız bana. şansım olmadığını biliyorum, bilmiyorsun. ben daha ben yazmak istiyorum ve bunun için bir isme ihtiyacım var, belki annem yardım eder bana? günlerim sanat olur, annem yardım eder. uzağa giden de gitmiş artık, biraz önce okudum son yazısını. ben yaya geçidinden geçiyordum tam o sırada. ıslandılar. hamur olacakmış, ben bilmem. ben daha ben yazmak istiyorum. tavşan kanı olsun. yine sokağa iniyorum, aynı santimetrekare ye kaçıncı ayak izi? önemsemek istemiyorum.
doğum günleri vardır, bir kavramın, bir fikrin, bir insanın! insanlardır bu günleri anlamlı kılan. bugün benim için en anlamlı doğum günü, ve benim için çok anlamlı bir kitap! doğum günün kutlu olsun. kürk mantolu madonna!
doğum günü kutlu olsundu. doğum günündü. biliyorsun, sen doğumdun.

4 Mayıs 2010 Salı

buakşamböyle.

"boynuna o yeşil fuları sarma çocuk
gece trenlerine binme kaybolursun
sokaklarda mızıka çalma çocuk, vurulursun.."
atilla ilhan