gitar çalıp şarkı söyleyen adamlar ve balık tutan kadınların kütüphanesi için tuna nehri kenarında bir hayal.
17 Nisan 2010 Cumartesi
süzülüyorkençisecamdan.
sen olsa mıydın? bilmeye çalışıyorum. uzaktaydın, hala öyle misin? aşk biter mi? bir soru yanıtı. sanırım aşk hiç biter. ama insan istediklerine engel olamıyor. olsun istiyor, istiyorum. olduğu gibi kabul etmemek var. edememek. edemedik. bunu istiyorduk bence, bi dolmuş sırasında seni hatırlamak. ben bunu istiyordum galiba. senden uzaklaşmaya çalışmak ve uzaklaşamamak. beni çek istiyorum, çekeyim istiyorum. o an gelsin. fotoğraf çekeyim. hüzünlü baksın, ama mutlu. gözleri gülsün ve ben acaba gülüyor musun diye merak edeyim. ve ben eminim galiba. çok eminim. olmayacak, 3. tekil şahıs olamayacak sanırım. dil bilgim kabul etmiyor. fiziksel olarak değil, belki 3 boyut yetecek birilerinin eksik ama tam sanılan amaçları yaşadığına ve bir fikri değiştirdiğine. öyle sanacak. sanacaksın. fikrin değişmeyecek. kanıtlayamam ama dördüncü boyutta yaşadığıma eminim. bilim adamlarının kanıtlayamamış olması da olmadığını kanıtlamaz. var. varsın. çiselerdesin. bense seni izliyorum. belki de tam tersi. kaç defter eskidi. çok severim eski defterleri bilmezsin. sen hiç bir şey bilmezsin. bildiklerin yeter mi, bilmezsin. o adımdı. atılmadı. şarkılar yürütülmeye devam etmekte ve ben ayakkabılarımı giymek istemiyorum. kahvemde bitti. orda olmayışım, olmak istemediğim anlamına gelmezdi ama anlamıyorlar. özür dilerim. o kitabı unutmicam. bakacak bana hüzünle ama mutlu çektiğim fotoğrafın kadrajında olmaktan! kadrajında olduğum için hep mutlu olucam. ters dönmüş kahvemin yanında fala inanmadan.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder