gitar çalıp şarkı söyleyen adamlar ve balık tutan kadınların kütüphanesi için tuna nehri kenarında bir hayal.

15 Nisan 2010 Perşembe

turuncusokaklambasıydı.

“mutfak camından sokağın girişini gözlerken, babamı beklerken, yolun karşısındaki turuncu sokak lambasını izler, hayaller kurardım. hani şu terk edilmiş lokanta ile yangından sonra kimsenin uğramadığı yıkık kahvehane binasının sınırını oluşturan çizgide, yangından sonra içinde su değilde ölmüş renkli süs balıkları olan havuzun çaprazındaki lamba direği.. hatırlıyorum da aradaki yoldan ne çok araba geçerdi, her arabayla ilgili farklı hayal kurardım ben ve her hayalim o arabalarla faklı şehre giderdi. düşünmezdim o zaman o hayalleri bir araya toplamanın gün gelince ne kadar zor olacağını. bilemezdim ki onlara ihtiyacım olacağını. bilemezdim ki o mutfak camının bir gün sokağın girişine bakmayacağını, çocukluğumun dev binasının 45 saniye sonra küçüleceğini, küçüleceğini.. hepsinden sonra tekrar hayal kurmanın bu kadar zor olacağını. özlüyorum o sokak lambasını. balıklar ölmeseydi keşke diyorum bazen. çocukluğuma sığınırdım belki..”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder